İletişim

2013-10-28 15:38:00

AĞCA Hukuk Bürosu - Etimesgut'da Avukatlık Hizmetleri İstasyon Mah. Hikmet Özer Cad. 2309 Sk. No: 2 Kat: 3 Daire: 13 Etimesgut / Ankara Tel: 0312 244 75 35 Fax: 0312 244 75 37 Çalışma Saatleri: Pazartesi - Cuma = 09.00-18.30 Cumartesi = 09.00-16.00 Devamı

Hukuk Davaları Ne Kadar Sürüyor

2013-10-28 13:49:00

Rahmetli Kemal Sunal'ın Dava adlı bir filmi vardı. Bu filmde yıllarca süren davalar mizah diliyle eleştirilmekteydi. Günümüzde  davalar ne kadar sürüyor? Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü verilerine göre 2011 yılında bir hukuk davasının karara bağlanması ortalama 215 gün almış. Bu süre mahkemelere göre değişiklik göstermemektedir. Örneğin Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde bir dava ortalama 468 günde, Asliye Ticaret Mahkemesinde 324 günde, İş Mahkemesinde 494 günde tamamlanmakta iken Aile Mahkemesinde 106 günde karara bağlanmaktadır.  Av.Özlem Ağca - agcahukuk@gmail.com - 03122447535 Devamı

Ödeme emri / İcra emri ne bildirir?

2013-10-28 13:37:00

Ödeme emri / İcra emri ne bildirir? İcra müdürlüğü tarafından düzenlenerek borçluya gönderilen bu belgelerde aşağıdaki bilgiler gösterilir: - Alacaklının adı, adresi - Borçlunun adı, adresi - Borç miktarı - İşleyecek faiz oranı - Faiz başlangıç tarihi Av.Özlem Ağca agcahukuk@gmail.com 03122447535 Devamı

Ödeme emri / İcra emri ne bildirir?

2013-10-28 13:36:00

Ödeme emri / İcra emri ne bildirir? İcra müdürlüğü tarafından düzenlenerek borçluya gönderilen bu belgelerde aşağıdaki bilgiler gösterilir: - Alacaklının adı, adresi - Borçlunun adı, adresi - Borç miktarı - İşleyecek faiz oranı - Faiz başlangıç tarihi Devamı

Yurt Dışı Borçlanma

2013-10-27 14:23:00

1- Sosyal Güvenlik Kurumunuda son gelişmeler nelerdir? Yeni kararlar ve genelgeler var mı? - Sosyal Güvenlik Kapsamı altında 2013 yılında bir çok şeye imza atıldı. 2013 yılı adeta reformlar yılı oldu. Bu reformlardan bir taneside malulen emekli olmak isteyen hastalar için geçerli olacak. Maluliyet Tespit Yönetmeliği değişiyor. Bunu daha iyi anlamak için bir örnek vermek... ...Kaynak : ozlemagca520.blogcu.com Devamı

Yurt Dışı Borçlanma

2013-10-26 17:08:00

1- Sosyal Güvenlik Kurumunuda son gelişmeler nelerdir?  Yeni kararlar ve genelgeler var mı?                                             - Sosyal Güvenlik Kapsamı altında 2013 yılında bir çok şeye imza atıldı. 2013 yılı adeta reformlar yılı oldu. Bu reformlardan bir taneside malulen emekli olmak isteyen hastalar için geçerli olacak. Maluliyet Tespit Yönetmeliği değişiyor. Bunu daha iyi anlamak için bir örnek vermek gerekirse; Mevcut sistemde, diyaliz hastası olup da malulen emekli olanlar, böbrek nakli olunca ‘malullük durumu’ ortadan kalkmış sayılıyordu. Nakil listesine girmeyen diyaliz hastalarının büyük çoğunluğu, sadece ‘emeklilik korkusu’ yüzünden diyaliz makinasına bağlı bir hayat sürmeyi seçiyordu…                           2- Sosyal Güvenlik Kurumu'na kimler borçlanabilir ve nasıl bir işlem takibi söz konusu?                                                       - Borçlanma kapsamındaki yurtdışı sürelerini belgeleyen her Türk vatandaşı boçlanabilir. Yurtdışı Borçlanma Talep Dilekçesi, Sosyal Güvenlik Kurumunun www.sgk.gov.tr Internet adresinde bulunan “Yurtdışı/Form ve Dilekçeler” bölümünden indirilebilir.  &nbs... Devamı

Yurt Dışı Borçlanmada Bilinmesi Gerekenler

2013-10-26 17:07:00

Yurt Dışı Borçlanmada Bilinmesi Gereken Noktalar -Vatandaş çoğunlukla emeklilik ile borçlanmayı karıştırıyor. Yurtdışı borçlanma işlemi ayrı, emeklilik ayrıdır. Borçlanmayı her zaman yapabilirsiniz ama borçlanma ile emekli olabilmek için yurda kesin dönüş şarttır. Kesin dönüş ise eşyalarını kamyona yükle Türkiye’ye gel demek değildir. 1.Yurtdışında çalışmamak 2.Yurtdışından işsizlik parası almamak 3.Yurtdışında ikamete dayalı sosyal yardım almamak demektir. -Çok fazla rastlanmasa da bazı durumlarda vatandaş yatırdığı parayı geri çekmek istiyor. Peki bu mümkün müdür? Yurtdışı borçlanması yapanlar, bankadan veya PTT’den emekli aylıklarını çekmemek şartıyla diledikleri zaman ödedikleri paralarını da her zaman geri isteyebilirler ve para kendilerine geri ödenir. -Kafa karıştıran sorulardan biri ise, ‘hangi şartlarda BAĞKUR’lu, hangi şartlarda SSK’lı olabiliyorum?’ Sözde sadece SGK var ama altında eskiden olduğu gibi SSK (4/A), Bağ-Kur (4/B) ve Emekli Sandığı (4/C) ayrımı aynen devam ediyor. Gurbetçilerimizin Türkiye’de hiç sosyal güvenliğe tabi çalışması olmayanların borçlanacağı sürelere 4/B’ye yani Bağ-Kur’a sayılır. Türkiye’de çalışmaları olanlar için ise en son hangisi ise oraya sayılır. Bu sebeple Bağ-Kur’dan kurtulmak isteyenler önce birkaç gün SSK’lı çalışsınlar sonra yurtdışı borçlanması yapsınlar. Öte yandan, SSK çalışmaları mutlaka Türkiye’de bulundukları sürelerde olsun zira pasaport giriş çıkış kayıtlarına göre Türkiye’de olduğu belli olmayanların SSK çalışmaları daha sonra SGK tarafından iptal edilir. -Yurtdışında ikamet edip de çalışma hayayı içerisinde bulunmayan kadınlarımızda pekala borçlanabilirler. Erkekler sadece yurtdışında geçen çalışma süreleri ile çalışma sürelerinin aralarındaki birer yıllık boş geçen işsizlik sürelerini borçlanabilirler. Hangi ülke olursa olsun fark etmez, kadınlarımız ise yurtdışında ikamet ederek geçirdikleri süreleri borçlanabilirler ve Türkiye’den borçlanma yoluyla emekli olabilirl... Devamı

Tanıma Tenfiz Davası

2013-10-26 17:05:00

Tanıma ve Tenfiz Davası Yurt dışından bana gelen soruların başında, 'Yurt dışında boşandım, Türkiye’ de tekrar neden dava (boşanma tanıma tenfiz) açmam gerekiyor?' sorusu geliyor. Tanıma – tenfiz davası açma zorunluluğu maalesef var. Yurt dışında boşanmış olmanız, tek başına yeterli değildir. Bir nevi yurt dışında görülmüş bir boşanma davasının Türkiye'de uygunluğu denetlenmekte. Tanıma- tenfiz davası açılmadığı varsayımında karşılaşabileceğiniz muhtemel problemleri belirtmekte fayda görüyorum.                                                                                                                               1-) Taraflar Türk hukuku bakımından hala evli görünmeye devam ettiğinden, birbirlerine karşı yasal mirasçılık statülerini korur. Diğer bir deyişle, boşandığınız eşiniz sizin mal varlığınız üzerinde hak iddia edebilecektir. 2-) Tekrar evlenmek istediğinizde ve evlendirme dairesi, nüfus müdürlüğü gibi kurumlara başvuru yaptığınızda evli göründüğünüz için tekrar evlenemezsiniz. Nüfus cüzdanınızda yer alan medeni halinizi bekar olarak değiştiremezsiniz. 3-) Türkiye’de evli görünmeye devam ettiğiniz için eşiniz bir başkasından &ccedi... Devamı

Nişanlanma Evlenme Vaadiyle Olur

2013-10-26 17:04:00

Evlilik bağının kurulmasından önce, nişanlanma sözleşmesinin yapılması 6. yüzyıldan beri, Türklerde geçerli bir usuldür. İslam Hukuku ile şu an yürürlükte olan Medeni Kanunu arasında nişanlanma konusundaki kurallar bakımından bir fark yoktur. Evlilik akdinin bitmesinde olduğu gibi nişanın bozulması halinde nişanlıların da birbirlerinden tazminat istemeye hakları vardır. Nişanlılardan biri haklı bir neden olmaksızın nişanı bozduğu takdirde veya onun yüzünden nişan bozulduğu takdirde, kusurlu olan taraf diğer nişanlıya uygun bir tazminat ödemek zorundadır. Medeni Kanunda 'Nişanlanma evlenme vaadiyle olur' denmektedir. Nişanlanma herhangi bir şarta bağlanmamıştır, sözlü veya yazılı olabileceği gibi açık veya örtülü irade beyanlarıyla da meydana gelebilir. Yasada (TMK. 119. m) nişanlılığın evlenmeye zorlamak için dava hakkı vermeyeceği, evlenmekten kaçınma hali için cayma veya cezai şart kabul edilmiş ise, bu cezai şart ve tazminatın tahsilinin istenemeyeceği, dava da açılamayacağı ödeme yapılmış ise ödemenin geri verilmesinin talep edilemeyeceği belirtilmektedir. Başlık parasından söz edilmemiştir. Yani başlık parası verilmişse geri istenemeyecektir. Özetle; nişanın bozulmasından dolayı üç tür dava açılabilmektedir: 1. Maddi tazminat davası 2. Manevi tazminat davası 3. Hediyelerin geri verilmesi davası Davaların açılma süresi, nişanın bozulduğu günden itibaren 1 YILDIR. Bu süre içinde açılmayan davalar zamanaşımına uğrayacaktır. Bir evlenme vaadinin nişanlanma sayılabilmesi için bazı şartların gerçekleşmesi gerekmektedir. Bu şartları, 'Kişiye ve Konuya Bağlı Şartlar' diye ikiye ayırabiliriz. Kişiye Bağlı Şartlarda; kanun koyucu kişinin ayırt etme gücünü ve nişanlanma iradesinin sağlam olmasını arar. Yasal temsilcinin rızası da gerekmektedir tam ehliyeti bulunmayanlarda. Kesin bir evlenme engelinin varlığı ve ahlak ve adaba aykırılık ise "Konuya Bağlı Şartlar" altında değerlendirilir. Göz önünde tutulması gereken hususlar... Devamı

Medya Yoluyla Kişilik Haklarına Saldırı

2013-10-26 17:03:00

Daha kolay olduğundan mı yoksa çok fazla kişiye ulaşıldığından mıdır bilinmez, insanlar artık birbirlerine hakaret etmek için sosyal medyayı kullanıyor. Facebook, Twitter başta olmak üzere, yazılı basın ve sosyal medya üzerinden hakaret, tehdit ve şantaj suçları bir hayli artmış durumda. Hukukun koruyucu tedbirlerine dayanarak medya alanından gelen saldırılara karşı dava açabilirsiniz. Medyanın hangi alanı olursa olsun hiç fark etmez dava hakkınız saklıdır. Bu davalar Medeni Kanunun 24-25 ila Borçlar Kanunun 50 vd. maddelerine göre açılabilecektir. Hukuk mahkemelerinde açılan bu davalarla hem saldırının durdurulması hem de maddi ve manevi tazminat istenebilecektir. Bir takım eksiklikler olmakla birlikte bu konularla ilgili yasal mevzuat genişletilmiştir durumdadır. Bu alanda ki en önemli yasamız 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi Ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanundur. İnternet yoluyla kişilik hakları saldırıya uğramış biri, Medeni Kanunun 25. maddesine göre, “Hukuka aykırı olarak kişilik hakkına saldırılan kimse, hakimden, saldırıda bulunanlara karşı korunmasını isteyebilir”. Ayrıca, davacı, hakimden saldırı tehlikesinin önlenmesini, sürmekte olan saldırıya son verilmesini, sona ermiş olsa bile etkileri devam eden saldırının hukuka aykırılığının tespitini de isteyebilir. Bir saldırı sonucu maddi zarara uğrayan kişi, zararın karşılanmasını da talep edebilir. Borçlar Kanununa göre; “Gerek kasten gerek ihmal ve teseyyüp yahut tedbirsizlik ile haksız bir surette diğer kimseye bir zarar ika eden şahıs, o zararın tazminine mecburdur. Ahlaka mugayir bir fiil ile başka bir kimsenin zarara uğramasına bilerek sebebiyet veren şahıs, kezalik o zararı tazmine mecburdur“. Yani, saldırının durdurulması gibi tazminat davası da açmak mümkündür. Bu dava maddi veya manevi tazminat davası niteliğinde olabilir. Davanın açılabilir nitelikte olması için, eylemin kasten işlenmiş ve bir... Devamı

Kürtajın Cezai ve Hukuki Boyutları

2013-10-26 17:01:00

Kürtaj nedir? Kürtaj veya küretaj rahim içerisindeki gebeliğin çeşitli yöntemlerle alınması işlemidir. Kürtaj sadece istemli gebelik alınması için yapılmaz, düşükten sonra içeride kalan gebelik parçalarını almak için veya ölü gebelikleri, boş gebelik gibi durumları almak için de yapılır. Kürtaj işleminin bizi ilgilendiren iki boyutu var: Ceza ve Hukuk boyutu. Türk Hukuk Sistemi TMK'da cenine bir rol biçmiştir. TMK'nın 28. maddesi der ki, "Kişilik, çocuğun sağ olarak tamamıyla doğduğu anda başlar ve ölümle sona erer. Çocuk hak ehliyetini, sağ doğmak koşuluyla, ana rahmine düştüğü andan başlayarak elde eder." Okuduğumuz maddeden anlayacağımız üzere, kişilik doğumla başlamaktadır. Ancak bir takım kaygılarla hak ehliyeti ceninin ana rahmine düştüğü ana kadar geri götürülmektedir. Amaç burada cenini mirastan hak kazanır hale getirmektir. Daha iyi bir anlaşılır dil kullanmak gerekirse, örneğin anne hamile iken babanın vefat etmesi halinde miras anne karnındaki cenine de kalacaktır. Esas tartışma noktasını oluşturan işin ceza boyutudur. Ceninin dış etkilerle veya bizzat kürtaj işlemiyle hayatının sona erdirilmesi kanunla sınırlandırılmıştır. Türk Ceza Kanunu’nda düzenlenmiş olan Kasten Öldürme m.81'de olay şöyle değerlendirilmiştir: 'Bir insanı kasten öldüren kişi, müebbet hapis cezası ile cezalandırılır'. Bu kanun maddesine göre kişi ancak sağ doğmuş olmak şartıyla kasten öldürme suçunun mağduru olabilmektedir. Diyelim ki, hamile bir kadının karnının tekmelenmesi sonucu cenin düştü. Bu durumda yargılama TCK 81'den değil, TCK 99 ve devamı maddelerine göre "Çocuk Düşürtme" maddesinden olacaktır. TCK'nın 99 ve 100. maddeleri şunu der: Madde 99- (1) Rızası olmaksızın bir kadının çocuğunu düşürten kişi, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Tıbbi zorunluluk bulunmadığı halde, rızaya dayalı olsa bile, gebelik süresi on haftadan fazla olan bir kadının çocuğunu düşürten kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile ce... Devamı

İştirak Nafakası

2013-10-26 16:59:00

İştirak Nafakası Artan boşanmalarla birlikte işlenmesi gereken konulardan biri de 'İştirak Nafakası'dır. İştirak Nafakası nedir? Kısaca özetleyelim: Mahkeme tarafından velayet kendisine verilmeyen eşin; çocuğun eğitim ve bakım giderlerini katılma gücü oranında karşılaması için hükmedilen nafaka türüne iştirak nafakası denir. Mahkeme iştirak nafakası hakkında karar verirken dikkate aldığı bazı hususlar vardır. Çocuğun gıda, giyecek, barınma, sağlık, eğitim, harçlık, ulaşım giderleri gibi ihtiyaçları dikkate alınarak iştirak nafakasına hükmedilir. Boşanma davası açıldığı andan itibaren önce tedbir nafakası adı altında nafaka talep edilir sonra bu velayetin taraflardan birine verilmesiyle iştirak nafakasına dönüşür. İştirak Nafakası velayetin fiilen kullanılmasına bağlı bir haktır. Yani; velayet kendisinde olan değilde, karşı taraf çocuğa bakıyorsa, çocuğa bakan, velayetin nezi davası açmak zorunda olmadan doğrudan iştirak nafakası talebinde bulunabilir. Mahkemenin iştirak nafakası hakkında karar verebilmesi için eşlerden birinin talep etmesine gerek yoktur. Mahkeme bu konuyu talep olmasa bile kendiliğinden değerlendirir. Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince gerekli olan, özellikle eşlerin geçimine ilişkin geçici önlemleri istek bulunmasa bile kendiliğinden alır. Tedbir nafakası isteminden feragat eden daha sonra tedbir nafakasına ihtiyacı bulunduğundan bahisle tedbir nafakası takdir edilmesini istemişse, muhtaç olduğu anlaşılmışsa, feragat tarihinden değil yeni istek tarihinden itibaren tedbir nafakasına karar verilir. Boşanma ile yoksul duruma düşeceğini ispatlayan tarafa yoksulluk nafakası da bağlanabilir. Nafaka her ay peşin olarak ödenir. Hâkim istem hâlinde, irat biçiminde ödenmesine karar verilen nafakanın gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir. Lehine nafaka hükmedilen eş, ileride ekonomik şartlarının değişti... Devamı

Babalık Davası

2013-10-26 16:58:00

Evlilik dışı doğan çocukların artmasıyla birlikte işlenmesi gereken konulardan biri de babalık davasıdır. Babalık Davası, evlilik dışı doğan çocuğun veya anasının bu çocuğun babasını hükmen mahkeme kararı ile belirlemek amacıyla açtığı bir davadır. 4721 Sayılı Türk Medeni Hukukunda babalık davaları 301. madde ve devamında anlatılmış olup, çocuk ile baba arasındaki soy bağının mahkemece belirlenmesini ana ve çocuk isteyebileceklerini açıklamıştır. Dava babaya, baba ölmüşse mirasçılarına karşı açılır. Bu dava ile evlilik dışında doğan çocuğun babasının, davalı kişi olduğuna hükmedilmesi istenilir. Türk hukuk mevzuatı, “iffetsiz yaşadığı ileri sürülen ve bu durumu kanıtlanan” kadın tarafından açılan babalık davasının reddedileceği yönündedir. Bu tür davalar, doğum anındaki yer ya da davalının ikametinin bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesinde açılır ve dava her türlü delil ile ispatlanabilir. Peki, Babalık Davasını kimler açabilir? Evlilik dışında doğan çocuğun annesi, çocuk adına atanan kayyım ve çocuğun kendisi babalık davasını açabilir. Çocuk için kayyım tayin edilmemiş ise, çocuk “reşit” olduğu tarihten itibaren 1 yıl içinde babalık davasını kendisi açabilir. Babalık Davasında önemli noktalardan biri ise şudur: Çocuk doğduğunda kadın evli olduğu halde evlilik dışı bir çocuk sahibi olursa, çocuğun nesebini tayin etmek için kadının yasal kocasının çocuğu reddetmesi gerekir. Elbette babalık davasının açılmasına ihtiyaç duyulmayan haller de vardır. Evlilik dışı baba, notere gider, çocuğun kendisinden olduğunu resmi beyanla kabul ederse veya nüfus müdürlüğüne giderek, çocuğu tanır ise, Babalık Davası açmaya gerek yoktur. Bu tür açılan davalar hakim tarafından reddedilir. Av.Özlem Ağca agcahukuk@gmail.com 0312 2447535 Devamı